More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Poetry for PalestinePhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

nahida Izzat

View spaceSend a message
Interests:
I am -Jerusalem born- Palestinian refugee living in exile for over 40 years.
I was forced to leave my homeland, Palestine at the age of seven during the six-day war.

I am a mathematician by profession but art is one of my favourite pastimes, I love hand-made things, so I make dolls, cards, and most of my own clothes.

I also write poetry, and participate in dialogues with known and unknown friends as I believe that communication is the first step of understanding, I believe in building bridges not walls.
My shy and extra sensitive nature hinders me from public speaking, so I try to compensate for my shortcomings by writing!
I started writing about three years ago when my friends insisted I should write about my memories, experiences, and my feelings as a Palestinian.

I did… but it all came out -for some strange reason- sounding -as I was told- like poetry!

So I self published two books (I Believe in Miracles, and Palestine, The True Story)

 

 

Thank you for visiting! Red rose

 

Your comments are welcomed  Smile

 

You are also welcome to visit my sister Dima's Website @

http://www.dima-g.com.au/

 

  Red roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed roseRed rose

nahida

 

......

***********************************************************************************

  • May 06 5:03 PM
    GO TO PROFILESENSATIONS.COM
  • May 04 11:08 AM
    HAYATIN RENKLERİNİ PAYLAŞMAYA VAR MISINIZ?
    Doğaya baktınız mı hiç?sadece bakmak değil görerek bakmak.her yerde alabildiğince sevgi yüklü.Rabbimizin tecellisiyle dolu her anımız.
    serçenin zıplayışında
    belki güvercinin başını öne arkaya hareket ettirmesinde yürürken.
    kelebeğin narin ve bir o kadar da şaheser kanatlarında belki de.
    ceylanın o eşsiz gözlerinde,
    bir muhabbet kuşunun kirpiklerinde,
    uğur böceğinin rengi ve o minicik güzel kanatlarıyla uçuşunda belki.
    bir sineğin antenlerinde,
    yılanın kıvrılışında,
    van kedisinin iki farklı göz renginde
    tavuskuşunun envai çeşit renklerinde.
    doğanın binlerce çeşit yeşilinde,mavisinde,kahverengisinde...bir ormanı geriden izlediniz mi hiç?
    aynı ortamda o kadar değişik renk;sanki ben burdayım görmez misiniz ey körler dercesine Yaradan.
    o çiçeklerin envai çeşit renginde,yaprağında,şekli ve kokusunda.kuşların çeşit çeşit ötüşünde.
    bir tavşanın yumuşacık tüylerinde.
    hangisini anlatmaya kalksam yarım kalıyor,aklım dimağım duruyor,donuyor sanki.öyle mükemmel ki hepside ayrı ayrı.geriden izlemeyi çok severim doğayı,hayvanları,insanları.hiçbiri birbirine benzemeyen ama aynı zamanda da aynı olan karmakarışık şeyler.tavsiye ederim çevrenize bir bakın,ama görerek!!!ibret almaya çalışarak,tecelliyi düşünerek.koca koca binaların bir köşesinde taşların arasında küçücük bir çiçek belki;
    o kadar asfalta taşa rağmen yol bulup kıyıdan köşeden çıkan bir otta,o güzelim yeşiliyle meydan okurcasına sanki o ortamın çirkinliğine.yabani bir dikenden gülüne kadar herşeyde.bir de siz bakın çevrenize bakalım ne göreceksiniz?biz pek birşey göremedik kör gözlerimizle;bir de siz bakın neler neler göreceksiniz kim bilir?

    cenneti ötelerde aramayın.cennet bir çocuk gülümsemesinde,
    cennet tankların tüfeklerin ortasında onlara durun ne yapıyorsunuz dercesine açmaya cesaret eden küçücük bir çiçektedir belkide.
    bahçemizden istediğiniz çiçekleri toplayıp sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
  • May 04 8:03 AM

    Hebergeur d'image

    Nice space. Congratulations !
    Best wishes from Salvador.

  • May 02 1:04 PM
    SELAMÜN ALEYKÜM Değerli kardeşim NAHİDAsenin nezdinde tüm islam aleminin cuması mübarek ve hayırlara vesile olsun .Mutluluk bereketi sana filistine yağsın.Rabıma emanet ol:::::MÜZİSYEN
  • May 02 1:05 AM


     
     
     
     
    Image Hosted by ImageShack.us
     
    BOZUK SİMİT PARALARI İLE CENNETİ SATIN ALMAK
     
    Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.

    Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
    - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

    Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
    - Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
    - Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?
    - Ahmet arkadasimiz var ya…
    - Evet, ne olmus Ahmet’e?
    - Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.
    - Ee?
    - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?
     
    Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.

    Nurhan Ogretmen:
    - Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyorum?
    - Dogru biliyorsunuz ogretmenim. Babam gundelikci. Cogu zaman is bulamiyor. Ama ben de calisiyor, para kazaniyorum.
    - Nerede calisiyorsun?
    - Simit satiyorum.

    Nurhan Ogretmen yine durup dusundu. Iyiligin bu kadarina ne demeliydi simdi. Bunun gerceklesmesi zordu. Onu, bundan vazgecirmek icin bir care bulmaliydi. Bunu yaparken, sevimli ogrencisini de kirmamaliydi. Onunla biraz daha konusursa, belki bir yolunu bulurdu.

    Nurhan Ogretmen, Ali’ye dondu:
    - Buyuyunce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
    - Cok zengin bir isadami…
    - Nicin?
    - Insanlara daha cok yardim etmek icin…
    - Guzel, dedi Nurhan Ogretmen. Bak simdi Ali, Ahmet’in ailesinin durumu pekiyi degil; bu dogru. Ama sizinki de bundan pek farkli degil. Istersen acele etme; cok zengin oldugun zaman insanlara yardim edersin.Olmaz mi?
    - Olmaz, dedi Ali. Simdi yapmaliyim.
    - Neden olmaz?
    - Uc sebepten dolayi olmaz.

    Birincisi: Bu para zaten benim degil. Iyilik ettigim icin Allah, beni insanlara sevimli gosteriyor. Insanlar da bundan etkileniyor, daha cok simit aliyorlar. Bu sayede gun boyu calisanlardan bile fazla simit satiyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gun iki simit alip guvercinlere veriyor.
    Ikincisi: “Agac yas iken egilir.” deniliyor. Simdiden iyilik yapmayi ogrenmezsem buyudugumde hic yapamam.
    Ucuncusu ise daha onemli: Buyudugum zaman cok zengin bir isadami olmak istiyorum. Zamaninda yatirim yapmayanlar buyuk isadami olamazlar.

    Nurhan Ogretmen, karsisinda buyuk biri varmis gibi dinliyordu:
    - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadim, dedi.?
    - Aciklayayim ogretmenim, dedi Ali. Simdi, cok zengin olmadigim icin, ancak gunde bir simit parasi kadar yardim edebiliyorum. Bundan fazlasini veremem. Allah, Cennet’i gucu kadar iyilik edene veriyor. Simdi gucum bu olduguna gore Cennet’in fiyati birkac simit parasi kadardir. Eger zengin olmadan olursem birkac simit parasiyla Cennet’e girebilirim. Bundan daha kârli bir yatirim olur mu?

    Nurhan Ogretmen’in gozleri dolmustu. Basini “Evet” anlaminda sallarken Aliyi evine yolladi.
     
    Sinifa geri donerken okulun bosaldigini fark etti. Esyalarini toplamak icin masasina dondugunde Ali’nin biraktigi parlarin masaustunde kaldigini fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paralari eline aldi. Hicbir para ona bu kadar kiymetli gelmemisti. Sanki elinde dunyanin en kiymetli incilerini, yakutlarini, elmaslarini tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kiymetliydi. Oyle bu paralar, Bu bozuk SIMIT paralari, Cenneti satin alabilecek paralardi. Sanki hic birakmak istemeyen bir duygu ile simsIki kavradi bu bozuk simit paralarini.
     
    Oturdugu yerden kalkamadi Nurhan Ogretmen. Icinin doldugunu, Tarif edilemeyen duygulara boguldugunu hissetti. Birden bosalan saganak yagmurlar gibi aglamaya basladi. Agladi … Agladi.
     
    Kendine geldiginde aksam olmustu. Yavas yavas siniftan cikip okuldan ayrilirken bekci Sadik  “ Bozuk Simit paralari ile  cenneti satin almak, Bozuk Simit paralari ile  cenneti satin almak”  diye  Nurhan ogretmenin sayikladigini duydu. Bekcinin hayretler icinde “ Ne dediniz hocam “ demesini bile duymayan Nurhan ogretmen bekcinin saskin bakislari altinda aksamin alaca karanligina karisivermisti
     
    Yazari bilinmiyor ....

    Image Hosted by ImageShack.us


     
    SELAM VE DUA İLE ALLAH ' A EMANET OLUN ...! 

     
     
    FİLİSTİN'DEKİ KARDEŞRİMİZİN REFAHI İÇİN DE DUA EDELİM
    ALLAH  ONLARINDA ACISINI İNŞALLAH DİNDİRİR......
     
     
     


     
     
  • April 28 6:54 PM
    değerlikardeşim NAHİDA allahımdan filistine barış sanada hayırlı günlerve her şeyin gönlünce olmasını dilerimallahın tümrahmeti bereketi sizlere olsun::::::MÜZİSYEN
  • April 27 4:24 PM
     selam ve dua ile...
  • April 24 11:02 PM
    Recados Para Orkut
  • April 18 10:54 AM
    S.A. Kardeşim CUMA' nız mübarek olsun. ALLAH'a emanet ol.
     
     
     
     
    Yine de ki: "Bana soyle de vahyedildi: 'Eger yolda dosdogru olurlarsa mutlaka onlara bol yagmur yagdiririz ki bununla onlari imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yuz cevirirse, Rabbi onu gittikce yukselen bir azaba sokar." 
     
     
     
     

    Allah'in kendilerine lutfundan verdigi nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri icin hayirli oldugunu sanmasinlar.

     

    Hayir! O kendileri icin bir serdir. Cimrilik ettikleri sey kiyamet gununde boyunlarina dolanacaktir. Goklerin ve yerin mirasi

     Allah'indir. Allah yaptiklarinizdan hakkiyla haberdardir.

     
     

    Andolsun, sizi ilk defa yarattigimiz gibi teker teker bize geldiniz.

    Size verdigimiz dunyalik nimetleri de arkanizda biraktiniz.

     Hani hakkinizda Allah'in ortaklari oldugunu zannettiginiz sefaatcilerinizi de yaninizda gormuyoruz?

    Artik aranizdaki baglar tamamen kopmus ve (Allah'in ortagi olduklarini) iddia ettikleriniz sizi yuzustu birakip kaybolmuslardir.

     
     
     
    Onlar, Allah'in nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onlarin cogu kafirlerdir.
     
     

    Ey insanlar! Allah'in size olan nimetini hatirlayin.

    Allah'tan baska size goklerden ve yerden rizik veren bir yaratici var mi?

    O'ndan baska hicbir ilah yoktur.

     

     

    HAYIRLI CUMALAR.

    ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN.

     KEMAL

     

    İYİ HAFTA SONLARI

  • April 17 7:40 PM

    Misafirperver bir sahabi vardı. Hanımı ise hergün kocasının yanında bir kaç misafirle gelmesinine artık tahammül edemez olmuştu. Birkaç defa kocasına:
    - Sen hergün birkaç misafirle geliyorsun, gelen misafirler, çocuklarımızın rızıklarını yiyorlar, dediyse de kocası, hergün yanında birkaç misafir getirmekte ısrar ediyordu.
    Kadın sahabi dayanamayıp, Rasûlüllah’a şikâyete karar verdi:
    - Ya Resûlüllah! Kocam her akşam eve birkaç misafir gtiriyor, böylece de kocamın kazandıkları hep misafirlere gidiyor. Birgün hastalanıverse, açlıktan ölmekten korkarım, dedi.
    Peygamber efendimiz(s.a.v.) kadının kocasını, huzuruna çağırttı.
    Adam:
    - Ben misafirsiz edemem! Soframda misafir olması, bana neş’e ve bereket veriyor, diyor ve diretiyordu.
    Bu sefer Peygamberimiz (s.a.v.) kadına, bundan sonra fazla değil, bir misafire razı olup olmadığını sordu. Kadın buna da razı değildi:
    - Ben çocuklarımın rızkını başkalarının yemesine rıza gösteremem, diyordu.
    Adam hiç olmazsa bir misafirde ısrar edince; kadın boşanmaktansa bir misafire razı oldu. Fakat o akşam üzeri beyinin, yine eve iki misafirle geldiğini gördü. Kadın sinirlenmişti, içi rahat değildi. Yemek hazırlamak için mutfağa girdi, üç kişilik yemek hazırlayıp tepsiyi kocasına verdi. Biraz sonra da misafirlerden birinin çıkıp gittiğini gördü. Hazırlanan yemeklerden biri yenmemişti.
    Kadın kocasına:
    - Misafirin biri niçin yemek yemeden çıkıp gitti? diye sordu.
    Adam, ikinci misafirin farkında değildi:
    - Sen hangi misafirden bahsediyorsun. Ben bir misafirle geldim, o da içerde işte diye cevap verdi.
    Kadın çok iyi görmüştü. Misafirin birisi yemek yemeden çıkmıştı.
    Bu münakaşanın içinden çıkamayacaklarını anlayan karı - koca, hemen Efendimiz Hazretlerine müracaata gittiler ve durumu anlattılar…
    Onları dinleyen Peygamber efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu.
    - Evet! Eve iki misafir gelmişti. Fakat bunlardan birisi hakiki insan değil, insan suretine giren rızıktı. Allah (c.c.) hanımını akıllandırmak için rızkı insan kılığına sokmuştu.Hanımının ise, yine misafirler için bir miktar rızkı gözden çıkarıp hazırladı, ama o rızık, eksilmedi.
    Şunu iyi bilesiniz ki, her misafir kendi rızkı ile gelir. Ve kimse, kimsenin rızkını yiyemez, eksiltemez… Hatta misafir, bir evin bereketini arttırır ve o evin rızkında artma olur, buyurdular. Tabii ki kadın, bu hadiseden sonra itiraz edecek durumda değildi.

  • April 16 1:44 PM

    mumkp9

                                                                    304mzamakoyvf2sw3iw4vc1

                                                                                                99763za7tvfxv0w

                                                                                                                                                                                        mumkp9

    alanın güzel olmuş ellerine sağlık  alanımada beklerim
  • April 16 11:10 AM
    MERHABA ARKADASIM
    IYI GÜLER 
     
    Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic
     
     



    Hangi zamanda olursa olsun
    Bir martı olsaydım ben, gökyüzünde…
    Küçüklerin sapanlarından çıkan taşlar
    Yetmezdi kanatlarımı kırmaya…
    En son kanadımı kıran senden sonra…


    Başının öne eğip durması da, işe yaramıyor artık
    Geçti anılarından kalma çizikler…
    Günlerce ağladığım senden geriye
    Adın kaldı aklımda,
    Beş harfli, ilk harfi büyük
    Gözlerin
    Kokun…
    Soluğun…


    Ve bir demet yasemin
    Gönlümde kuruttuğun…
    Kabuk bağladı içimdeki yokluğun

    Gözlerimde yaşlar, sana kırparken bakışlarımı,
    Elimi sallayacağım ardından,
    Havaları bahane etmeden,
    Bu yağmurda dinsin öyle git! demeden
    Kalbimi çizse bile attığın her adım
    Arkana bakmadan yürü sevdiğim!


    Çok istemesen…. Zaten gitmezdin sen,
    Yüreğim bu gidişe,
    Kilometrelerce gönüllü….

    Dakikalar geçerken kıpırtısız
    Elimde kalan tek bir zar olacak, avucumda…
    Zarımı son bir kez
    Vakitli vakitsiz yüzümde tebessüm bıraktıran
    Sana atacağım…


    Dünyanın tüm zarları bile birleşse
    Hiçbir işe yaramayacağını bile bile…
    Sırf sen üzülme diye…
    Attığın her adım yüreğimi çizip geçse de
    Git sevdiğim!…
    Mutlu olman için,
    Benden çok uzağa gitmen gerektiğini
    İlk sen söylemiştin

     

    NARINA,NURUNA KURBAN OLDUĞUM RABBİME EMANETSİN.

  • April 16 10:13 AM
    YÜCE RABBİM ALLAHU TEALANIN SELAMI ÜZERİNE OLSUN . SPACES SAYFAN ÇOK GÜZEL RABBİM DAİMA YARDIMCIN OLSUN .ALLAHA EMANET OLUN.Kırmızı gül
  • April 11 1:00 AM
    Resmi gerçek boyutuyla görmek için üzerine tıklayın..
    Ve nasıl yansıyorsa senin güzelliğin şu aynaya,
    nasıl sen olmasan bir büyük boşluktan başka bir şey düşmeyecekse şu aynaya
    işte öylece bilesin ki o en parlak ışığın yansımasından başka bir şey değildir seninde güzelliğin.
    Sen sûretsin O asıl.Sen fersin O mana.
    Sen bedensin O ruh.Sen gurbetsin O yurt.
    Sen parçasın O bütün. Sen gölgesin O ışık.


    Her şey O'ndan
    sen de O'ndan ben de O'ndan!


    Ben bu yolculukta rızanı kazanmaya çalışıyorum ALLAH'ım!

    Sözüm niyetimden filizleniyor. Dar kelimelerimin içinde çaresizim; dudaklarım titriyor haddini aşmaktan. Sadece diliyorum.

    Aczimi koydum avuçlarıma; her gün yıkanıyor yüzüm.

    Bilmem bir gün ulaşabilir miyim razı olduklarının iklimine?

    Düşüncelerim Sırat gibi...Düşmekten korkuyorum benlik gayyasına.
    Uçurumdan korkar mı Sen'i bilen?
    İmanın eşiğinden geçen, düşer mi?
    Bir kaşık bile değilken deryanda aklım, neyi alıp nereye boşaltacağım ALLAH'ım?

    Sen'i bulan, bütün mülke sahip olurmuş. Kucağında demetlenirmiş kainat.

    Sen'i bulan, güneşe yakınmış. Yıldızlar dökülürmüş görmeyi bilenlerin avuçlarına. Ayrı ayrı öğretirmiş her yıldız,mesafelerin dilini. Sadece vadiler içinmiş derinlikler.

    Gökyüzüne bakıyorum. Süzülerek giden bulutların vazifesi farklı mı benimkinden?

    Açtığımızda gözlerimizi, söyleyebilirmiyiz bir an dahi yalnız olduğumuzu ALLAH'ım? Hep bizimlesin. Endişeyle sindiğimizde bir köşeye, ne zaman göremedik ellerimize uzanan nurdan iplerini? Tutunamadıksa gafletimizden..

    Ey sevgililerin en Sevgilisi!
    Yaşamanın tadı Seni bulmadaymış.
    Seven Sensin sevilen de …
    Sen’i bulan neyi kaybeder? Se’ni kaybeden neyi bulur?
  • April 10 10:28 PM
    السلام عليكم ورحمة الله وبركاته..
    بصراحه سبيس حلو واتمنى لكِ التوفيق في حياتك واتمنى ان نصبح اصدقاء
    وشكراًSmile
  • April 10 2:25 AM
    Photobucket
  • April 02 11:40 PM
    esselamüaleykümmuhterem kardeşim bloğun ve spacen çok güzel olmuş rabbım gönlüne göre versin her şey gönlünceolsunallahım filistinin yar ve yardımcısı olsun dualarımız sizlerleen güzele emanetsin........müzisyen
  • April 02 8:12 PM

     

    Türk-İslam SevdasıBirliğe yöneldik yola koyulduk
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri
    Ham idik eriştik aklı savunduk
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri

    Yaktık gemileri dönüşü yoktur
    Yüzlerce cengaver duruşu pektir
    Her biri bir nefer vuruşu tektir
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri

    Davamın çadırı kuruldu düze
    Sevinçten göz yaşı süzüldü yüze
    Toplandık bir yerde bizler diz dize
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri

    Tek yumruk tek hedef tektir çatımız
    Yolumuz aynı yol birdir katımız
    Yönümüz doğuya yoktur batımız
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri

    Ayrılık azaptır hayra yöneldik
    Birliğin içinde nura gömüldük
    Hepimiz bir yerde safa dizildik
    Türk-İslam sevdası vurur bizleri

    24.03.2007 / 11.23

     

    Celaleddin Arslan

     

    Spacesiniz çok güzel hayranlıkla izledim.Mevlam sizlerden razı olsun.başarılarınızın devamını dilerim.Saygılarımı sunuyorum..

  • April 02 7:05 PM
    Image Hosted by ImageShack.us 
  • April 01 8:33 AM

    Namazı Öğreniyorum

     


     ikrime avatar
     

     

      NAMAZ NASIL KILINIR ?


    Namaz kilinacak yerin ve üzerinin temiz olmasina dikkat edilir. 
    Abdest alinip, kibleye dönülür.  
    Niyet edilir.
    Hangi namazi kiliyorsa ona niyet edilir.. simdi sabah namazinin sünnetini kilacagm.  "Niyet ettim Allah rizasi  için sabah namazinin sünnetini kilmaya"


    TEKBIR
     Erkekler : Gözler secde yerine bakiyor. Ellerin içi kibleye dönük, basparmak kulak yumusagina degiyor. iki ayak birbirine parelelel, ayaklar arasinda 4 parmak sigacak kadar mesafe var. Allahu Ekber denilir.
    Hanimlar :  Hanimlar tekbir alirken ellerimizi omuz hizalarina kadar kaldir. Ayaklar az açik. Vücudumuz diktir. Eller gögüs üstünde, gözler secdeye bakar durumdadir. Allahu Ekber denilir.
     selam







    KIYAM
     selam Hanimlar : Eller gögüsler üzerine baglanir. Sag el sol el üzerindedir. iki el beraberce gögüs üzerine konur. Ayaklar az açik, vücudumuz diktir. Gözler secdeye bakar.
    Eller bağlandiktan sonra "Sübhaneke" (Sübhaanekellahümme ve bihamdik,  Ve tebâara kesmük ve teaalâaa ceddük, Velâailahe gayrük) okunur.
    Sonra Euzu Besmele çekilir ve Fatiha-i serife okunur.
    Sonunda "Amin" denir. Pesinden kisa bir sure okunur.
    Eller yana salinarak "Allahu Ekber" denerek ruküa egilinir.
    Erkekler : Gözler secde yerine bakiyor. Eller göbek altina baglanmis vaziyette. Sag elin küçük parmagiyla basparmak, sol elin bilegini halka gibi kavramis sekilde. iki ayak arasi4 parmak kadar açik ve birbirine parelel.


    RÜ-KÛ
     selam Rükuda üç kere "Sübhane rabiye'l aziym" denir. "Semiallahü limen hamideh" ve "Rabbena lekel hamd" diyerek dogrulunur. Pesinden "Allahu Ekber" diyerek secdeye varilir.
    Hanimlar : Ayaklar az açik. Bas sirt hizasina gelmeyecek kadar az egik. Dizler ve dirsekler hafif bükük. Eller dizlerin üzerinde. Gözler ayak ucuna bakiyor.
    Erkekler : Gözler iki ayak ucuna bakiyor. Bas ile sirt ayni hizada, sirt düz vaziyette ve yere parelel durumda. Bacak ve kollar gergin. Parmaklar açik, sikica diz kapaklarini kavramis durumda.






    SECDE
     selam "Allahu Ekber" diyerek secdeye varir. Secdede üç defa "Sübhane rabbiye'l âlâ" denilir."Allahu Ekber" diyerek secdeden kalkilir, dizler üstünde kisa bir müddet durulur. "Allahu Ekber" deyip secdeye tekrar varir. Yine secdede üç defa "Sübhane rabbiye'l âlâ" denilir. "Allahu Ekber" diyerek ikinci rekata kalkilir.
    Erkekler : Bas iki el arasinda. Alin ve burun yere degiyor. Parmaklar kibleye dogru. Dirsekler yere degmiyor ve vücuda yapisik degil. Karin oyluklardan ayri Ayak parmaklari kibleye dönük, topuklar bitisik.
    Hanimlar : Alin ve burun yere degiyor. Bas iki el arasinda, parmaklar kibleye dogru. Dirsekler yere degiyor ve vücuda yapisik, oyluklar da karna bitisik durumda. Ayaklarin üstü yere gelmis sekilde ve her iki ayak saga yatik.


    KA'DE
     selam Bu oturusta "Etteahiyyatü, Allahumma Salli, Allahumme Barik, Rabbena dualari okunur.
    Hanimlar : Son oturusta, eller dizler üstünde serbest. Ayaklarin her ikisi de saga çikarilmis Ayaklar üzerine degil, yere oturulur. Gözler dizlere bakmakta.
    Erkekler :  Gözler oyluklara bakiyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sol ayak yatik ve üzerinde oturulmus Sag ayak dik ve bas parmagi  kibleye dönük.
    Erkekler : Bas iki el arasinda. Alin ve burun yere degiyor. Parmaklar kibleye dogru. Dirsekler yere degmiyor ve vücuda yapisik degil. Karin oyluklardan ayriAyak parmaklari kibleye dönük, topuklar bitisik.


    SELAM
     selam Dualardan sonra, önce saga sonra sola dönülerek "Es-selâmü aleykum ve rahmetüllah" denir. Namaz tamamlanmis olur.
    Hanimlar :  Gözler oyluklara bakiyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde.Her iki ayak saga çikarilmis vaziyette  Bas önce saga çevrilmisve gözler omuza bakiyor, sonra sola çevrilmis ve gözler omuza bakiyor.




    DUA
     selam Namazlari bitirip  selam verdikten sonra, 
    "Allahumme ente's-selamu ve min-ke's-selam tebârekte yâ ze'l Celali ve'l-ikram" denilir. 
    Sonra "Ala Resulinâ salâvât" diye salâvat-i serife getirilerek arkasindan:  "Sübhanellahi ve'lhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vellahu ekber ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil aliyyi'l-azim" denilir.
    Bundan sonra, bir "Ayete'l-kürsi" okunur.
    Ardindan, 33 kere "Sübhanellah", 33 kere "Elhamdülillah", 33 kere "Allahu Ekber" dedikten sonra,
     "Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ serike leh lehül-mülkü ve lehü'l,hamdü ve hüve alâ külli seyin kadîr" diyerek eller kaldir, dua ve niyazda bulunulur.   

  • March 29 1:32 AM
  • CAN SUYU
    March 26 11:51 PM
    YENİ BİR DÜNYA...
  • March 26 2:17 PM

    Pace Peace Frieden  Paix Paz Mír Paçi

    Khanhaghutyun Filemu Barish Bake

    Heping Melino Hasîtî Damai Fred

    Hoa Bình Heping Írq Kiba-kiba Hau

    Maluhia  Mier Muka-muka Nabad Da

    Nimuhóre Paqe Perdamaian Pingan

    Rahu Salam Shalom Shiy-De Vreugde

     
    hi i'm Lorenzo...
    have a good day!!
More...